top of page
Tevhid-&-Ahlak-Dergisi-logo

TEVHİD & AHLAK Dergisi

"La ilahe ilallah Bir Yaşam Biçimidir"

Amacımız ve Yolumuz

Zarif Mimari Kemerler

Rehberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), alemlere bir lütuf olarak gönderilmiştir. O, hakikatin sesi ve erdemli bir hayatın sarsılmaz kalesi olarak bizlere yol göstermiştir. Her bir adımı barış, sevgi ve takva kokan efendimizin izinde yürümek, gönlümüzdeki en derin gayedir. Sünnet-i Seniyye ışığında şekillenen bir ahlakı kuşanarak, O'nun mirasını yaşatmaya ve ruhlarımızı arındırmaya büyük bir sadakatle niyet ettik.

Yayın hayatımızda duruluğu esas alıyoruz. Hakikatin sesini yormadan ulaştırmak ve samimiyetle kalplere dokunmak için buradayız. Tefekkür odaklı içeriklerimizle kendinizi bulacağınız bir serüvene davetlisiniz. Geleneksel hikmetin modern dünyada yankılanan zarif bir yansıması olmayı, okurumuza bir gönül borcu biliriz.

İslam, bir bütündür ve hayatın her alanında rol oynar.

İslam’ı derinlemesine anlamak ve hayatı onun güzellikleriyle yaşamak için; sen de bu kutlu davaya ortak ol.

Açık Kuran Ekranı
Evlilik Yüzükleri Yakın Çekim
Dua Eden Adam
Kuran ve Kabe
Kapalı Alanda Dua Eden Adam
Altın Kubbe Camii
Hakim Tokmağı Tutuyor

Hakkımızda

Camide Namaz

Bizler, Allah Azze ve Celle’yi birlemek, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak ve tevhid inancını hayatımızın merkezine almak için gayret eden kimseleriz. Tevhidin yalnızca dil ile söylenen bir sözden ibaret olmadığını; Allah Azze ve Celle’yi ibadette birlemek, yalnızca O’na kulluk etmek ve O’nun dışında ibadet edilen her şeyi reddetmek olduğunu kabul ediyoruz.

Bu uğurda öncelikle kendimizi ve ailelerimizi şirkten, bid’atlerden ve dinin özüne aykırı anlayışlardan sakındırmaya; ardından insanları Allah’ın izniyle tevhid ve sahih iman konusunda bilinçlendirmeye, hakka davet etmeye ve ıslah etmeye çalışıyoruz. Gayemiz, insanları kendimize değil; Allah Azze ve Celle’nin kitabına ve Peygamberimiz Muhammed ﷺ’in sahih sünnetine davet etmektir.

Allah Azze ve Celle’nin haram kıldığı ve reddedilmesini emrettiği bütün tağutları reddediyor; kulluğun yalnızca Allah’a yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bununla birlikte sahih imanın, Allah’ın razı olduğu dosdoğru yolun ve kurtuluşun; Kur’an ve sahih sünnete, sahabe-i kiramın ve onların izinden giden selef-i salihinin anlayışıyla sarılmakta olduğuna inanıyoruz.

Peygamberimiz Muhammed ﷺ’in ümmetine bıraktığı en büyük miraslardan biri olan sünnete sımsıkı sarılmayı kendimize yol ediniyoruz. Dini, hevâ ve arzulara göre şekillendirmeyi; sonradan dine dahil edilen bid’atleri kabul etmeyi ve sünnetin önüne başka anlayışları geçirmeyi doğru bulmuyoruz. Peygamberimiz ﷺ’in sahih sünnetini, sahabe-i kiramın ve onları güzellikle takip eden nesillerin anlayışı doğrultusunda öğrenmeye ve yaşamaya gayret ediyoruz.

Dinimizi; Kur’an ve sünnetin, sahabe-i kiramın ve selef-i salihinin anlayışı çerçevesinde anlamaya çalışıyoruz. Çünkü bizlere ulaşan vahyi, ilk nesillerin nasıl anlayıp yaşadığını dikkate almadan kendi arzularımıza ve çağın anlayışlarına göre yorumlamanın doğru olmadığına inanıyoruz. Rabbimizin övdüğü ve Peygamberimiz ﷺ’in yetiştirdiği o güzide neslin yolunu takip etmeyi kendimize rehber kabul ediyoruz.

Bizim çağrımız; Allah Azze ve Celle’nin birlenmesine, yalnızca O’na kulluk edilmesine, şirkten uzak durulmasına, Kur’an ve sahih sünnete sımsıkı sarılınmasına ve dinin sahabe-i kiram ile selef-i salihin tarafından anlaşıldığı şekilde yaşanmasına yöneliktir.

Bu yol, şahısların veya belirli bir grubun kendisine ait gördüğü bir yol değil; Allah’ın kitabına ve Peygamberimiz ﷺ’in sahih sünnetine dayanan, sahabe-i kiramın ve onların izinden giden selef-i salihin anlayışını esas alan bir yoldur.

Bizler de gücümüz nispetinde bu mirasa sahip çıkmayı, tevhidi anlatmayı, şirkin her türlü çeşidinden sakındırmayı, sünnete sarılmayı ve insanları Allah’ın izniyle hakka davet etmeyi kendimize bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Rabbimizden niyazımız; bizleri sahih iman üzere sabit kılması, tevhid üzere yaşatması, şirk ve bid’atlerden muhafaza etmesi, Kur’an ve sünnete bağlı kılması ve bizleri Peygamberimiz ﷺ’in, sahabe-i kiramın ve onların izinden giden salihlerin yolundan ayırmamasıdır.

bottom of page